19 Şaban 1431 | 31 Temmuz 2010
89CADE1A-BFD6-47AF-AA5E-7FAB6EDCDDBC
Üye Girişi
|
Üye Ol
ANA SAYFA
KUR'AN-I KERİM
Okuyun
Dinleyin
Bilgilenin
SON PEYGAMBER
TASAVVUF
Tasavvufa Dair
Yolumuzun Esasları
Silsile-i Şerif
Hatm-i Hacegan
Evrad-ı Şerif
M. ZAHİD KOTKU (RH. A.)
Hayatı
Fotoğrafları
Kitapları
Sohbetleri
M. ES'AD COŞAN (RH. A.)
Hayatı
İslam Anlayışı
Tasavvuf Anlayışı
Hizmet Anlayışı
Kitapları
Başmakaleleri
Sohbetleri
Fotoğrafları
Anma Programları
M. NUREDDİN COŞAN
SIK SORULAN SORULAR
Soru-Cevap
Sık Sorulan Sorular
Soru-Cevap
>
Sık Sorulan Sorular
KURBANLA İLGİLİ KONULAR
SORU: Kurbanlık için sığır alındığında, Kurban Bayram kurbanıyla akike, nezir kurbanları birleştirilebilir mi?
CEVAP:
Kurban Bayramında kurban, akike, adak ve av cezası (Hacda) gibi çeşitli sebepler için yedi kişi birleşip bir sığır kesebilir, bunda bir sakınca yoktur. Bunların ciheti ayrı ayrı da olsa hepsinde Allah'a yaklaşmak gayesinde birleşirler.
SORU: Kurban Bayramı'nda kurban kesen kimse kestiği kurbandan yiyebilir mi?
CEVAP:
Şafiî mezhebine göre kurban nezir edilmezse sünnet olduğu için kesilen kurbandan yiyebilir. Yememesi söz konusu değildir. Hanefi mezhebinde ise racih kavle göre kurban zengine vacib de olsa ondan yiyebilir. Fakire de zengine de ikram etmesinde bir beis yoktur. Fakat kurban fakir olan kimseye vacib olmazsa da kurban için bir davar satın aldığı takdirde kendisine de vacib olur. Bundan yiyip yememesi hususunda ihtilâf vardır. El-Kazî Bedr ed-Din'e göre yemesinde beis yoktur. El-Kazi Bürhaneddin'e göre ondan yemesi caiz değildir. Yalnız kurban nezr edilmişse nazırın fakir olsun, zengin olsun ondan yemesi caiz olmadığı gibi usul fiirü'u ve eşi de ondan yemesi haramdır. Sadece fakir kimselere verilmesi gerekir. Nisaba malik olan kimselere verilemez. Ancak nezir ederken kendisi ve aile fertleri ondan yemek şartım koşmuşsa ondan yiyebilirler. Zengin olan kimse kurban günlerinde bir kurban nezreder. Fakat gayesi zengin olduğu için zimmetinde vacib olan kurban ise hakiki nezir sayılmaz. Ondan yiyebildiği için, zenginlere de yedirebilir.
SORU: Hanefî mezhebinde bir kadının malı kocasının malının içinde olmazsa kocasının malından dolayı kurban kesmesi gerekir mi?
CEVAP:
Hanefî mezhebinde kurban, müslüman, hür, akıllı, mukim, buluğ çağma girmiş, nisab miktarı bir mala sahip olanlara vacibdir. Kurban bayramının ilk üç gününde kesilir. Buna göre kadının, nisab miktarı malı yoksa üzerine kurban kesmek vacib olmaz. Kocanın karısı için kesmesi de gerekmez.
ADAKLA İLGİLİ KONULAR
SORU: Bir kimse şu işim olursa Allah için bir deve kesip fakirlere tasadduk edeceğim dese, sonra da o işi olup deve bulamazsa ne yapması gerekir?
CEVAP:
Bir kimse şu işim olursa Allah için bir deve kesip tasadduk edeceğim dese ve sonra o işi olursa Hanefî mezhebine göre deve bulabilsin veya bulamasın yerine yedi koyun veya keçi kesip fakirlere tasadduk edebilir. Çünkü yedi koyun ve keçi kurbanda bir deve yerine kaim olurlar. Bir kimse yedi koyun adak ederse onun yerine bir deve veya sığır keserse caiz olması da gerekir. Çünkü aynı illet onda da mevcuttur. Yalnız Hanefi fukahası gördüğüm kadarıyla bundan söz etmemişlerdir. Şafiî mezhebine göre ise; bir deve kesip tasadduk etmek için nezrederse onu kesmek zorundadır. Şayet bulamazsa yerine bir sığır kesecektir. Bunu da bulamazsa o zaman yedi koyun veya keçi kesip tasadduk edebilir. Yani tertibe riâyet etmek lâzımdır.
SORU: Bir kimse "Mekke fakirlerine şu kadar para adak ettim" diye söylese bunu başka fakirlere tasadduk edebilir mi?
CEVAP:
Hanefi mezhebine göre adakta yer ile menzuru leh tayin edilse de bu tayin muteber değildir. Meselâ bir kimse şu kadar para Mekke fakirleri için adak ettik veya şu elimdeki parayı fakirlere adak ettim dese: Birinci meselede; Medine ve İstanbul fakirlerine tasadduk edebileceği gibi, ikinci meselede de o muayyen parayı vermek zorunda değildir. Başka bir para onun yerine verebilir. Şafiî mezhebine göre: Muayyen bir yerde bir şey tasadduk edeceğim diye adak etse o yer muayyen olur. Mutlaka orada tasadduk etmek zorundadır.
HAYVAN KESİMİYLE İLGİLİ KONULAR
SORU: Ehli Kitabın kestiği hayvanların eti mubah mıdır?
CEVAP:
"Bir müslümanın kestiği hayvanın eti helal olduğu gibi; bir kitabî (Hıristiyan veya Yahudi)nin de kestiği hayvanın eti helaldir". Bu husus kitap, sünnet ve icmâ-ı ümmet ile sabittir.
Buna ilave edilecek pek bir şey yoktur. Yalnız, şu hususlara değinmek istiyorum:
1-Kesim işinin dört rüknünden biri olan "kesen" kimse için üç şart gereklidir:
a-Müslüman veya kitabî (Yahudi veya Hıristiyan) olması.
b-Kesilen hayvan av ise kesenin ihramda olmaması.
c-Kesenin akıllı olması.
Buna göre, makina ile yapılacak kesimin durumu helal midir, haram mıdır? Üzerinde durulması gerekir. Ahmed el-Şerabasi, 'Yes'elü-neke Ani'd Dîni ve'l Hayati' adlı eserinde "makina ile yapılan kesimin helâl olduğunu"' söylüyorsa da, fıkhî dayanağı yoktur, yalnız şahsî görüşüdür. Böyle önemli meseleler için şahsî görüş bir çözüm getirmez. İslâm'ı yaşayan ve bilen İslâm ülkelerinin temsilcileri, bu gibi konularda bir araya gelip meselelere çözüm getirmek gayesiyle Kuran, sünnet ve İslâm'ın koyduğu kaidelerin ışığı altında fikir teatisinde bulunup (görüş alış-verişi yaparak) işi bir karara bağlamaları gerekir. Her dört hak mezhebin de fıkıh kitapları bu konuda, "kesenin müslüman veya kitabî olmasının gerektiğini" beyân ediyorlar. Böyle olmadığı takdirde, kesilen hayvanın eti haramdır. Bu hükme göre; kesilecek hayvanı kesime götüren ceryan şeridi ve kesim ameliyyesini icra eden de ceryanlı makina olursa, "kesenin müslüman veya kitabî olması" şartı nerede kalır?
2-Şafiî mezhebine göre "kitabî olan kimsenin beni İsrail'den olmadığı takdirde uzak dedelerinin İncil'in nesih ve tahrifinden evvel mensup oldukları dine intisab etmiş bulunmalarının bilinmesi şarttır" demektedir. Aksi takdirde, onun tarafından (böyle olmayan bir kitabînin) kesimi haramdır. Bu durumda; Avrupa Hıristiyanlarının dinlerine intisab tarihi belli olmadığı için Şafiî mezhebine göre kestikleri haramdır ve Şafiî olan kimsenin onların kestiklerini yemesi caiz değildir. İsrailli olduğu takdirde onun uzak dedelerinin Tevrat'ın tahrifinden sonra o dine girdiğinin bilinmemesi yeterlidir. 3-Aslen Hıristiyan olup sonra komünistleşerek semavî dinleri inkâr eden Bulgaristan gibi ülkelerde vakî olan hayvan kesiminin helal olduğunu söylemek mümkün değildir. Çünkü kesimi yaptıran, hiçbir dine inanmayan bir idaredir. Bu itibarla, komünist ülkelerde yapılan hayvan kesimi ayrı, hür olarak yaşanılan (demokrasi idareli) başka bir kitabî ülkede yapılan hayvan kesimi farklıdır. Ancak bu tür ülkelerde İslâmî kurallara uygun bir şekilde, müslümanlar veya kitabîler tarafından kesim icra edilirse veya icra edildiğine dair dinsiz bir kimse de olsa haber verirse o takdirde helal olur. Netice olarak: Ehli kitabın kestikleri hayvanın eti helaldir; fakat yine de durum böyle olmakla beraber, "Müslüman olan kimse, besmele ile ve müslüman bir el ile kesilen hayvanın etini yemeli ve şüpheli yiyeceklerden kaçınmalıdır."
SORU: Eti helal olan hayvanlar nasıl boğazlanır ve ne yapmak îcâb eder?
CEVAP:
Boğazlamanın dört rüknü vardır:
1-Boğazlayan,
2-Boğazlanan hayvan,
3-Boğazlama aleti.
4-Boğazlamaktır.
Şimdi bunları teker teker kısaca izah edelim. Boğazlayan kimsede üç şart aranır:
1-Müslüman veya kitabî -Yahudi ve Hıristiyan- olması, erkek ile kadın, dilli, dilsiz baliğ ile baliğ olmayan arasında fark yoktur.
2-Avda ihramda olmaması. İhramda olan kimse boğazlayamaz. Boğazladığı hayvanın eti haramdır.
3-Akıllı olması. Boğazlanan hayvanın da üç şartı vardır:
1-Eti yenen hayvan olması.
2-Kesilmeden ölüsü mubah olmayan hayvan olması. Balık ve çekirge için boğazlama yoktur.
3-Hayat-ı müstekirre sahibi olması.
Yani bir müddet yaşayabilecek bir hayata sahip olması. Yalnız hasta olan hayvan için böyle bir şart yoktur. Boğazlama aleti. Bunun bir şartı vardır. O da kesici olmasıdır. Şafiî mezhebine göre diş ve tırnak ile kesim yapmak caiz olmazsa da Hanefi mezhebine göre caizdir. Boğazlamanın muteber olabilmesi için aşağıdaki şartların bulunması lâzımdır:
1-Boğazlamayı kasd etmek. Bir hayvan kendisi gelip bir bıçağa çarparak kesilirse boğazlama sayılmaz.
2-Kesmek. Kuşun başım koparmak caiz değildir.
3-Nefes ve yemek borularını şah damarlarıyla kesmek. Şafiî mezhebine göre şah damarlarını kesmek vacib değildir.
4-Yardımcısı olmamak. Birisi nefes ve yemek borularını keserken, öbürü de karnını yararsa caiz değildir.
5-Nükaye, Mevahib ve Islah adlı kitaplar ile Şafiî mezhebine göre boğazdaki düğümün hepsi veya çoğunun başta kalması. Yalnız Hanefi ulemâsının çoğu “düğümün başta kalması şart değildir” der.
SORU: Eti helâl olan evcil bir hayvan kaçar ve yakalanması zorlaşırsa silahla avlanması caiz midir? Bu hayvanın eti mubah mıdır?
CEVAP:
Eti helâl olan bir hayvan kaçar, onu tutmak zor olursa bir köpek veya ateşli olmayan bir silah ile onu öldürmek boğazlama sayılır.
SORU: Herhangi bir liderin bir yere gelişi münasebetiyle şerefi için veya salih kimselerin kabri için adak olarak kesilen hayvanın eti helal midir?
CEVAP:
Herhangi bir liderin bir yere gelişi münasebetiyle şerefi için veya velî ve salih bir kimsenin kabri için nezr edilmiş bir hayvan kesilirse eti haramdır, yenilmez. Çünkü hayvan Allah namına kesilmemiştir. O gelen zat veya velîye tazim için kesilmiştir.
SORU: Elektrikle yapılan kesim dinen caiz sayılır mı?
CEVAP:
Cevyan makinesiyle yapılan kesim dört mezhebe göre caiz değildir. Çünkü hayvanı kesen insanın müslüman veya kitabî olması gerekir. İnsan da olsa müslüman ve kitabî olmadıktan sonra yaptığı kesim muteber değildir. Meselâ bir mecûsi veya dinsiz bir kimse bir hayvanı keserse o hayvanın etini yemek haramdır. Hatta fıkıh kitaplarının yazdığına göre bir müslüman eline bıçak alıp hayvanın boğazı üstüne kor ve bir gayri muslini onun elini tutarak hareket ettirmek suretiyle hayvanı keserse yine haram sayılır. Bununla beraber cereyan makinesiyle yapılan kesimin caiz olup olmayacağı hususunu fıkıh konseyine götürmek daha uygun olur.
iskenderpasa.com
Hukuki Şartlar
|
İletişim
Yardım
|
Site Haritası
Copyright 2000-2009 Server İletişim A.Ş. Her hakkı mahfuzdur.
All Rights Reserved.
Sık Kullanılanlara Ekle
|
Tavsiye Et