19 Şaban 1431 | 31 Temmuz 2010
 
A257D1D7-A390-443A-A8A7-3ED77B0D1AAE
Üye Girişi | Üye Ol
  • ANA SAYFA
  • KUR'AN-I KERİM
    • Okuyun
    • Dinleyin
    • Bilgilenin
  • SON PEYGAMBER
  • TASAVVUF
    • Tasavvufa Dair
    • Yolumuzun Esasları
    • Silsile-i Şerif
    • Hatm-i Hacegan
    • Evrad-ı Şerif
  • M. ZAHİD KOTKU (RH. A.)
    • Hayatı
    • Fotoğrafları
    • Kitapları
    • Sohbetleri
  • M. ES'AD COŞAN (RH. A.)
    • Hayatı
    • İslam Anlayışı
    • Tasavvuf Anlayışı
    • Hizmet Anlayışı
    • Kitapları
    • Başmakaleleri
    • Sohbetleri
    • Fotoğrafları
    • Anma Programları
  • M. NUREDDİN COŞAN
  • SIK SORULAN SORULAR

  • Makaleler
    • İslam Dergisi Başmakaleleri
    • Kadın ve Aile Dergisi Başmakaleleri
    • İlim Sanat Dergisi Başmakaleleri
    • Panzehir Dergisi Başmakaleleri
    • İdeal Yol
Makaleler > İslam Dergisi Başmakaleleri

Ülkenize Sahip Çıkınız Nesillerinizi Koruyunuz



Kasım 1985

İslâm, insanlığa her sahada olduğu gibi inançta da sağlam ölçüler, düzenlemeler, yenilikler, güzellikler getirmiş, istismarı, sömürüyü önlemiş, bâtılı yıkmış, şirki mahvetmiştir.

Hakikî müslümanlar Allah’ın (cc.) varlığını, birliğini bilir; ancak O’na itaat ve ibadet eder; sadece ve sadece O’ndan yardım dilerler; kula kul olmaz; canileri putlaştırmaz, batılı önler, zulmün karşısında durur, hakkı tutar; iyilik ve güzelliğe yönelirler.

Allah (celle celâlüh), her günahı dilerse affeder ama şirk müstesna, müşriklik hariç. Şirk büyük bir zulümdür. Şirkin çeşitleri vardır; âşikâresi gizlisi, celisi hafisi vardır. Mesela, riyakârlık da bir cins şirktir. Müslüman ibadet ve taatini gösteriş için şöhret için dünya menfaati sağlamak niyetiyle yapmaz, ihlaslı olmaya itina gösterir.

Bu asil inanç milletimizin özüne, iliğine işlemiştir. Asırlardır süren saldırılar, haçlı seferleri, misyoner faaliyetleri, gizli telkin ve propagandalar, kültür emperyalizmi faaliyetleri milletimizin kalbinden bu imanı tamamen sökememiştir.

Bunun yakın bir misalini geçen ay gazetelere intikal eden çok enteresan bir hadisede gördük:

Beynelmilel şöhrete sahip ve yüksek sosyeteye ait bir cemiyetin toplantısı yapılıyor; bazı meşhurlar, büyük iş adamları, sanayiciler, eşleriyle gelmişler. Cemiyetin Fransız uyruklu takdimcisi takdir göreceğini sanarak söze şöyle başlamak istiyor:

“Atatürk’e çok şükür ki havalar üç gündür güzel, günlük güneşlik gidiyor...” Atatürkle hava güzelliğinin, şükrün ne ilgisi var?

Toplantıda derhal soğuk bir hava esmeye başlıyor. Bu acayip mantık ve üsluba itirazlar yükseliyor, konuşmacının dinleyenlerden özür dilemesi isteniyor, unutturulmak ve geçiştirilmek istendiği halde ısrarla özür dilemesinde diretiliyor... Sonunda şükrün sadece Allah’a yapılacağını bilmeyen veyahut da Türkler’in Atatürk’e taptığını sanan o garip yabancı bayan, topluluktan özür dilemek zorunda kalıyor.

Bu hadise tevhid inancının birçok müslümanın gözden çıkardığı ve gönülden sildiği bazı cemiyet tabakalarında bile hâlâ kuvvetle yaşadığının emaresidir.

Buna mukabil, diğer enteresan vakayı da anlatmak istiyorum:

Bursa’daydık. Bir akraba ziyareti için ara sokaklardan geçiyorduk, koşup oynarken eliyle mütemadiyen istavroz çıkaran 8-9 yaşlarında bir erkek çocuk gördüm. Yaptığı hareketin mânasını sordum, ne olduğunu bilmiyordu. “Amca, hani filmlerde var ya!” dedi. Anlaşılıyordu ki müslüman çocuğu idi ama gördüğü bir filmden etkilenmiş, beğendiği artistin hareketini ve jestini taklit yoluyla yapıyordu. Bu, şüphesiz ki tek ve münferit bir vak’a değildi. Sezdirmeden, en gizli metotları kullanarak yapılan Hıristiyanlık propagandaları beni endişelendirdi.

O halde yaşadığınız muhiti, mensup olduğunuz cemiyeti dikkatle inceleyiniz, etrafınızda cereyan eden hadiseleri iyi değerlendiriniz sevgili okuyucular!

Asil gençliğimiz bozulmaya, milletimiz güçlü mânevî kaynaklarından mahrum edilmeye çalışılıyor. Sizler mesuliyet fikrine sahip olur, cemiyetinize karşı vazifelerinizi idrak eder, şevkle ve onurla çalışırsanız Allah’ın izniyle başarıya ulaşırsınız; çünkü halkımızın mayası müsaittir, aslı bozulmamıştır.

Eğer lakayt ve tembel durursanız; sinsi düşmanlar, güçlü gizli teşkilatları ve geniş propaganda imkânlarıyla mâneviyatımızı tahrip eder, ülkemizi ele geçirir; milletimizi köle haline getirirler. Dünyamız da âhiretimiz de mahvolur.

*


iskenderpasa.com Hukuki Şartlar | İletişim Yardım | Site Haritası
Copyright 2000-2009 Server İletişim A.Ş. Her hakkı mahfuzdur. All Rights Reserved. Sık Kullanılanlara Ekle | Tavsiye Et