25 Ramazan 1431 | 4 Eylül 2010
 
89CADE1A-BFD6-47AF-AA5E-7FAB6EDCDDBC
Üye Girişi | Üye Ol
  • ANA SAYFA
  • KUR'AN-I KERİM
    • Okuyun
    • Dinleyin
    • Bilgilenin
  • SON PEYGAMBER
  • TASAVVUF
    • Tasavvufa Dair
    • Yolumuzun Esasları
    • Silsile-i Şerif
    • Hatm-i Hacegan
    • Evrad-ı Şerif
  • M. ZAHİD KOTKU (RH. A.)
    • Hayatı
    • Fotoğrafları
    • Kitapları
    • Sohbetleri
  • M. ES'AD COŞAN (RH. A.)
    • Hayatı
    • İslam Anlayışı
    • Tasavvuf Anlayışı
    • Hizmet Anlayışı
    • Kitapları
    • Başmakaleleri
    • Sohbetleri
    • Fotoğrafları
    • Anma Programları
  • M. NUREDDİN COŞAN
  • SIK SORULAN SORULAR

  • Soru-Cevap
    • Sık Sorulan Sorular
Soru-Cevap > Sık Sorulan Sorular

Namaz



1 - Abdest alınabilecek temiz sular hakkında bilgi verebilirmisiniz? Güneşte ısınan suyun hükmü nedir?
Cevap:
Hanefi mezhebine göre su temiz olduktan sonra ister ateşte ister güneşte ısıtılmış olsun onu kullanmakta bir sakınca yoktur. Şafii mezhebine göre ise sıcak bir memlekette madeni kapta ve güneşte ısınmış suyu vücutta kullanmak mekruhtur. Ama eğer su madeni bir kap değil de plastik , toprak , cam gibi bir kapta ısınmış ise sakıncası yoktur.

 

2 - Darul Harp’de veya Türkiye’de Cuma namazı kılınmaz deniyor? Bu konuda hüküm nedir?
Cevap:
Türkiye’de Cuma namazı kılınır. Almanya’da da kılınır. Fransa’da da kılınır, Belçika’da da kılınır. Tarih boyunca Bizans’da da kılınmış, başka ülkelerde de kılınmıştır. Cuma namazı kılacak kadar bir kalabalık bir yerde toplanırlar da kılabilirlerse , Cuma namazı kılarlar. Memleket kafir memleketi, mümin memleketi, şu veya bu , ne olursa olsun kılınır.
Cuma namazı ile oynanmaz. Cuma namazı önemli bir namazdır, oyuna gelmez. Üç defa cumayı kılmayanın kalbi bir mühürlenir, kafası ondan sonra doğru düzgün çalışmaz olur. Feleğini şaşırır, ne yapacağını bilemez, doğruyu göremez. Kalbi mühürlendi mi, gönlü mühürlendi mi çok fena duruma düşer insan. Cuma namazınızı kılın.

Allah’u Teala : “Benim huzuruma geldiniz , namaz kıldınız. Ben size “ Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağrıldığınız zaman , alışverişi bırakın da benim huzuruma gelin!” diye emretmiştim. Ondan sonra huzuruma gelmişsiniz , namaz kılmışsınız , ben sizi cezalandırır mıyım?” demez mi ?... Allah’ın huzuruna gelip, camiye gelip namaz kılmaz ceza mevzuu olur mu?

– Efendim, rejim kâfir rejimiyse, şöyleyse, böyleyse?..
– O iş başka… “Almanya’da bile kılınır.” !.. Almanya’da bile kılıyorlar, kabul olmuyor mu?.. Fenâmı oluyor, Almanya’da kardeşlerimizin gidip de camilerde namaz kıldığı?.. Çok iyi oluyor.

Bizans’ta da kılmışlar. Arap Camii’ni daha İstanbul fethedilmeden önce yapmışlar da orda cuma namazı kılmışlar.

Her yerde kılınır, fırsatı buldun mu, kılınır.

Cuma namazı konusunda bazı sözler çıktı, kimisi kılınmaz dedi, herkesin aklı karıştı. Kimisinin de keyfine uygun geliyor, zaten kılmakta zorluklar var; “Kılmayalım!” deyiveriyorlar. Bir de ona ibadet süsü verildi şimdi, bu devirde… Bazıları o havaya girdiler ama, sonra çoğu helâk oldu. Yavaşladı, azaldı bu akım ama, hâlâ bazı şeyler olabiliyor.

 

3 - Kadınlar Cuma namazı kılabilir mi?
Cevap:
1) Kadınlar Cuma namazı kılabilir. Kılmaları tavsiye edilir. Cuma namazı kıldıkları takdirde öğle namazını kılmış olurlar.
2) Kadınlar Cuma için herkesin gittiği camiye gidip mütena bir köşesinde Cuma imamına uyarak Cumayı kılarlar. Kendi kendilerine kılamazlar.

 

4 - Bir insanin kaza namazi borcu varsa o kişi sünnet namazi kilamaz. Bu vakit namazlarinda kilinan sünnet namazlari kazaya niyet edilerek kilinmalidir deniyor. Mesela sabah namazi sünneti yerine en son kilamadigim sabah namazinin kazasini kilmaya diye mi niyet edelim
Cevap:
Şafii mezhebine göre kazası olan kimsenin sünnet ve cenaze namazı gibi farz-ı kifaye olan namazları kılması haram olduğu gibi , farz olmayan Kabe tavafını eda etmesi de haramdır. Çünki yemek , uyku, ticaret ve iş zamanı müstesna bütün zamanını kaza kılmaya vermek mecburiyetindedir.

Hanefi mezhebinde ise ; beş vakit namazın sünneti, duha-kuşluk-tesbih ve teravih gibi, hakkında hadis varit olan sünnet , kaza olsa da kılınacaktır. Fakat diğer nafile namazları kılmaktansa kaza ile meşgul olmak daha efdaldir. Bu hususta Ömer Nasuhi Bilmen Hocanın Büyük İslam ilmihalinin namazın edası ve kazası bölümünde konu ile ilgili geniş detaylı ve açılayıcı bilgiler vardır. Okumanızı tavsiye ederiz. Sünnet ve nafileler Peygamber (SAV) Efendimizin şefaatine günahlarımızın affına ve hadisi kutside belirtildiği gibi cenab-ı hakkın kulunu sevmesine , kulun cenab-ı hakka yaklaşmasına vesile olur.

 

5 - Kaza namazı olan kişi, sünnet namaz kılabilir mi?
Cevap:
Şafii mezhebine göre kazası olan kimsenin sünnet ve cenaze namazı gibi farz-ı kifaye olan namazları kılması haram olduğu gibi , farz olmayan Kabe tavafını eda etmesi de haramdır. Çünki yemek , uyku, ticaret ve iş zamanı müstesna bütün zamanını kaza kılmaya vermek mecburiyetindedir.

Hanefi mezhebinde ise ; beş vakit namazın sünneti, duha-kuşluk-tesbih ve teravih gibi, hakkında hadis varit olan sünnet , kaza olsa da kılınacaktır. Fakat diğer nafile namazları kılmaktansa kaza ile meşgul olmak daha efdaldir. Bu hususta Ömer Nasuhi Bilmen Hocanın Büyük İslam ilmihalinin namazın edası ve kazası bölümünde konu ile ilgili geniş detaylı ve açılayıcı bilgiler vardır. Okumanızı tavsiye ederiz. Sünnet ve nafileler Peygamber (SAV) Efendimizin şefaatine günahlarımızın affına ve hadisi kutside belirtildiği gibi cenab-ı hakkın kulunu sevmesine , kulun cenab-ı hakka yaklaşmasına vesile olur.

 

6 - Güneşin 1 mizrak boyu yükselme veya alçalma zamani olan yaklaşik 45 dakikalik kerahat vakitlerinde uyumanin hükmünü izah eder misiniz?
Cevap:
Bu vakitlerde uyumak mekruhtur. Sabah güneş doğduğu sırada rızıklar dağıtıldığından o sırada uyanık kalmak uygun düşer.

 

7 - Çalışılan ortam nedeniyle öğle ve ikindi namazlarını kılamayan kişi; öğle ile ikindiyi ve akşam ile yatsıyı cem edebilir mi?
Cevap:
Namaz vakitleri belli olup tevatürle sabittir. Saadet Asrında ayrı ayrı ve belli zamanlarda ezan okunmak sureti ile 5 farz namaz kılındığı gibi Ashap, Tabiin ve onları izleyen Müslümanlar da günümüze kadar aynı üslup ile bu keyfiyeti sürdürmüşlerdir. Bu husus bilinen bir gerçektir. Müsellamat-ı diniyyeden sayılmaktadır. Onu inkar etmek apaçık bir gerçeği inkar etmek gibidir. Binaen aleyh üzerinde durmak gerekmez. Ancak bir hususa değinmek istiyoruz;

Şafii, Maliki ve Hanbeli Mezheplerine göre seferde, ve Şafii ve Hanbeli bazı hukukçulara göre de hastalık , korku, şiddetli yağmur ve acil ihtiyaç gibi durumlarda da namazların cem’i caizdir. Yani öğle ile ikindi, akşam ile yatsı namazları birlikte kılınabilir.

Muaz Bin Cebel’den rivayet edilmiştir; “Tebuk gazası için Peygamber (S.A.V) ile birlikte sefere çıktık. Peygamber (SAV) öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsı namazlarını cem ederdi” (Müslim)

Hatta Tabiinden , İbn-ü Sirin, Eşheb, Kaffal, ve İbnül Münzir gibi büyük İslam hukukçuları ve birçok muhaddis yolculuk gibi bir şey olmadan da , adet haline getirmemek şartıyla, şiddetli ihtiyaç vakii olduğu zaman namazların cem’i caizdir diye fetva veriyorlar. İbnü Abbas’dan şöyle rivayet edilmiştir;

“Korku ve yağmur olmadığı halde Allah Resulu (SAV) öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı cem etmiştir.” (Müslim)

Gerçekten bu hadis ve onun ışığında verilen fetva büyük kolaylılar sağlıyor. Mesela talebe imtihandadır, asker nöbettedir, doktor ameliyattadır... Böyle bir görevde bulunan bir kimsenin görevi bırakması mümkün değildir. Ya namazını terk edecektir, ki bu büyük vebaldir, veya verilen bu fetvaya göre namazlarını cem edecektir.

 

8 - Seferilik halleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Hangi durumlarda seferi olarak namaz kılınır?
Cevap:
Hanefi Mezhebi ne göre durum şu şekildedir;
Vatan 3 çeşittir;

1- Vatan-ı asli;
Vatani asli bir insanın doğup büyüdüğü veya evlenip içinde yaşamak istediği veya yerleşip kalmak istediği yerdir.

2- Vatan-ı ikamet
Bu da yukarıda sayılan şeylerden birisi olmamakla beraber bir misafirin 15 gün veya daha fazla bir süre kalmak istediği yerdir. Mesela Adanalı bir vatandaş İstanbul’a gidip ticaret veya okumak gibi bir iş için 15 günden fazla kalmak istediği takdirde İstanbul kendisi için Vatan-ı ikamet sayılır. Hem 1 hem de 2. çeşitte seferi namaz söz konusu değildir.

3- Vatan-ı sükna
Bir misafirin onbeş günden az kalmak istediği yerdir. Vatan-ı süknada bulunan bir misafir seferde olduğu gibi seferi namaz , yani farzları akşam namazı hariç 2 rekat kılacaktır. Buna göre yaklaşık 90 kilometrelik bir yola çıkan bir kimse giderken ve gelirken yolculuk esnasında seferi namaz kılacağı gibi varacağı yer vatan-ı asli ile vatan-ı ikamet olmadıktan sonra yine seferi namaz kılacaktır.

Farzların seferilik halinde 4 rekat olarak kılınması mekruhtur. Bununla beraber 2 rekat kılıp da teşehhüdde bulunduktan sonra iki rekat daha kılacak olsa, farzı yerine getirmiş olur. Bu son iki rekat nafile sayılır. Ancak selamı geciktirmiş olmasından dolayı hata işlemiş olur. Şafii mezhebine göre misafir, yolcu olan kimse serbesttir. Dilerse 4 rekatlı farzları 4 rekat olarak kılar.

 

9 - Seferi iken Cuma namazında zuhr-u ahiri 2 rekat olarak mı kılmak gerekir?
Cevap:
Cuma namazından sonra eğer seferi ise zuhru ahir namazı 2 rekat kılınır.

 

10 - Vitir namazını Hz.Peygamber Efendimiz ilk defa nerede kılmıştı? Kunut tekbirinin alınmasının sebebi hikmeti nedir?
Cevap:
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem gece namazını çeşitli şekillerde kılmıştır ki, hepsi de sünnettir. Vitir, gece namazının esasını teşkil eder. Resulullah’ın, “Şüphesiz Allah Teala sizi bir namaz ile desteklemiştir; o vitirdir, onu yatsı ile fecir arasında kılınız.” Hidisinin ifade ettiği mana budur. Peygamberimiz, bu namazı tek olarak meşru kılmıştır. Çünkü tek, mübarek bir sayıdır. Hadiste şöyle gelmiştir: “Şüphesiz Allah tektir, bu itibarla ey ehl-i Kur’an tek yapın.”
Ne varki Resulullah, gece namazının ikamesine ancak ilahi teyide mazhar olmuş kimselerin güç yetirebileceğini gördüğünden bunu herkese yönelik bir yükümlülük kılmadı ve vitir namazının gecenin ilk kısmında kılınmasına ruhsat verdi. Bununla birlikte gecenin son bölümünde kılınmasını da teşvik etti.
Vitir namazı sünnettir; ancak sünnetler içerisinde en güçlüsüdür. Hz. Ali, İbn Ömer ve Ubade b. es-Samit bunu böyle açıklamışlardır.
Resulullah aleyhisselam şöyle buyurmuştur: “Allah, sizi bir namazla teyit itti ki, o sizin için kızıl develere sahip olmaktan daha hayırlıdır.”
Bu, Allah teala’&nın kullar üzerine ancak kendilerine yeterli olacak kadarını farz kıldığını gösterir. Önce on bir rekat 2farz kılmış, sonra huzur halinde iken eklenen diğer kekatlarla (sayıyı on yediye) tamamlamıştır. Sonra daha ziyade istifade etmek ihtiyacı duyanları teyit etmek için Resulullah, vitir namazını koymuştur. Çünkü o, kabiliyetli olanların daha çok sevap isteyeceklerini, dolayısıyla daha fazla namaza ihtiyaç duyduklarını görmüştür. Bunun sonucu olarak da namaz rekatlarının asıl sayısınca yani on bir rekat ekleme yapmıştır. İbn Mesud’un, bedeviye, “Bu senin ve senin gibiler için değildir”, derken kastettiği mana budur.




iskenderpasa.com Hukuki Şartlar | İletişim Yardım | Site Haritası
Copyright 2000-2009 Server İletişim A.Ş. Her hakkı mahfuzdur. All Rights Reserved. Sık Kullanılanlara Ekle | Tavsiye Et